Biyoçeşitlilik
Biyoçeşitlilik

Biyoçeşitlilik

 

BOTAŞ, çevresel hassasiyetleri ön plana çıkararak kurulduğundan bu yana faaliyet gösterdiği bölgelerde biyoçeşitliliğin korunması ve artırılmasına yönelik birçok çalışma gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmektedir.

BOTAŞ’ın yıllardır uyguladığı ağaçlandırma ve hayvan popülasyonu artırma çalışmaları ile hem tesislerdeki sahalar yeşillendirilmiş hem de hayvanlar için yaşam alanı oluşturulduğundan biyoçeşitlilik artmıştır.

Tuz Gölü İşletme Müdürlüğü Biyoçeşitlilik Çalışmaları

Kuruluşumuz tarafından Tuz Gölü’nün yaklaşık 40 km güneyinde “Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Projesi” yürütülmektedir. Proje kapsamında Hirfanlı Barajı'ndan alınan tatlı su ile yer altındaki tuz kütlelerinin çözünmesi sağlanarak, oluşturulan mağaralarda doğal gaz depolanmaktadır. Ortaya çıkan tuzlu su ise boru hatlarıyla taşınarak Tuz Gölü'ne deşarj edilmektedir. Bu sayede her geçen gün kurumakta olan Tuz Gölü’nün su miktarının artmasına katkı sağlanmaktadır. 

Tuz Gölü aynı zamanda göçmen bir kuş türü olan flamingoların göç yolu üzerindedir. Göç dönemlerinde flamingolar, Tuz Gölü ve çevresinde konaklar, beslenir ve ürerler. Tuz Gölü’nün su seviyesinin artması ile birlikte bölgede oluşan adacıklar flamingoların beslenme ve üremelerini kolaylaştırmakta, ayrıca yumurtalarını sürüngenlerden korumaktadır. Bu sayede flamingoların sayılarının artabilmesi için elverişli bir ortam oluşturulmuş olur. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği “Flamingo Popülasyonlarının Araştırılması, Korunması ve İzlenmesi Projesi” kapsamında yapılan incelemelerde Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde flamingo yavrularının her geçen yıl katlanarak arttığı tespit edilmiştir.

Tuz Gölü habitatının eşsiz güzelliklerini görsel bir şölen olarak sunan "Fotoğraflarla Tuz Gölü" albümüne ulaşmak için tıklayınız.

Saros Deniz Çayırları Transplantasyonu

Enerji arz güvenliğine esneklik kazandırılması ve kaynak çeşitliliğinin arttırılması amacıyla Saros Körfezi’nde başlatılan Saros FSRU (Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi) Gemi İskelesi Projesi kapsamında iskelenin ve dolum platformlarının yapılacağı alanda deniz yatağında bulunan deniz çayırlarının yerinin değiştirilmesi için Abant İzzet Baysal Üniversitesi Biyoloji Fakültesi akademisyenleriyle birlikte Deniz Çayırı Transplantasyon Projesi gerçekleştirilmiştir. Bu proje, bölge ekosisteminin ve biyoçeşitliliğin korunması amacıyla, fotosentezle oksijen üreterek birçok tür için oksijen sağlayan, dolayısıyla deniz canlıları için büyük önem taşıyan deniz çayırları (Posidonia Oceanica) için en uygun ekim bölgesinin bulunmasını, transplantasyonun başarısını arttırmak için bölgedeki deniz çayırlarına özel bilimsel yöntemlerin geliştirilmesini ve deniz çayırı yayılması çalışmalarını kapsamaktadır. Deniz Çayırı Transplantasyon Projesi için biyologlar tarafından yapılan araştırma geliştirme çalışmaları sonucunda geliştirilen yeni yöntemde, kökleriyle birlikte taşıyıcılara, alınan deniz çayırlarına büyümeyi destekleyecek ve kök gelişimini sağlayacak mikroorganizmalar aşılanarak bitkiler transfere hazırlanmıştır. Ekim yapılacak alana bitkiler yerleştirilmiş ve dış etkilerden korumak için doğaya duyarlı tel kafes ağıyla korunarak tabana sabitlenmiştir. Bu yöntem kullanılarak 6.000 m2 deniz çayırının % 80 başarı oranıyla yeri değiştirilmiştir. Literatür araştırmalarına göre deniz çayırlarını yaymak için gerçekleştirilen geleneksel yöntemlerle küçük bir grubun kökleriyle birlikte boş bir alana dikilmesi transplantasyon çalışmalarının başarı oranı sadece % 20'dir.  

Bunun yanında, FSRU projesinin çevresel etkisini asgariye indirmek için bölgeye 100 bin zeytin, 135 bin çam ve 1 milyon lavanta fidesi dikilmiştir. Projemiz 2022 Yılı’nda Altın Yeşil Elma Ödülü’ne layık görülmüş olup, aynı projeyle 2023 Yeşil Dünya Ödülleri’ne Çevre Politikası kategorisinde Altın Ödül ve Petrol Endüstrisinde Sürdürülebilirlik kategorisinde Altın Ödül alınmıştır.

Yapracık Yerleşkesi Biyoçeşitlilik Envanter Çalışması

BOTAŞ, Ankara Yapracık’da yer alan 250 hektarlık, güvenlikli ve korunaklı, yoğun olarak ağaçlandırılmış bir alanı kaplayan Bölge Müdürlüğü sahasının ekolojik açıdan incelenip biyoçeşitlilik envanterinin çıkarılması ile biyoçeşitliliğinin koruması ve artırılması için ek önlemlerin tespit edilmesi amacıyla 2021 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi biyologları ile Biyoçeşitlilik Envanter Çalışması Projesi'ni gerçekleştirmiştir. Proje kapsamında literatür araştırması çalışmaları, 57 adet saha çalışması ile ofis ve laboratuvar çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Tüm bu çalışmaların sonucunda toplamda 3’ü endemik olmak üzere 248 bitki, 9 memeli, 55 kuş, 14 sürüngen/amfibi ve 29 familyaya ait 70 böcek türü tespit edilmiştir. Bu türler için IUCN Kırmızı Liste statüleri tespit edilmiş olup, 11 adet kuş (6 tanesi ulusal, 3 tanesi kıtasal ve 2 tanesi küresel ölçekte), 1 adet yarasa ve 1 adet sürüngen türünün nesli tehlikede olduğu belirlenmiştir. Proje sonucunda tüm türler için koruma alanları belirlenmiş, haritalandırılmış ve biyoçeşitliliğin daha da zenginleştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Biyoçeşitlilik Envanter Çalışması Projesi ile Türkiye’nin 2. büyük şehri ve başkenti Ankara’da yer alan Yapracık Yerleşkemizin çevre bölgelerde yer alan aynı boyuttaki diğer alanlara kıyasla oldukça zengin bir faunaya ve floraya sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu denli yüksek biyoçeşitliliğe sahip olması arazinin ekolojik olarak ne denli iyi korunduğunu, Ankara için canlı çeşitliliğini ve doğal dengeyi koruyan bir rezervuar görevi görmekte olduğunu göstermiştir. Son olarak, oldukça zengin olan biyoçeşitliliğin daha da zenginleştirilmesine yönelik olarak 450 adet akasya, meşe ve söğüt ağacı dikilmiştir. Projemiz 2022 Yılı Altın Yeşil Elma Ödülü’ne layık görülmüş olup, aynı proje ile 2023 Yeşil Dünya Ödülleri’nde Petrol endüstrisinde sürdürülebilirlik kategorisinde Gümüş Ödül ve Koruma kategorisinde Gümüş Ödül, 2024 yılında KalDer İlham Veren Kamu Yönetimi Jüri Teşvik Ödülleri kazanılmıştır.

Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Biyoçeşitlilik Projesi

BOTAŞ, Türkiye Cumhuriyeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümetleri arasında imzalanan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması çerçevesinde 1974 yılında kurulmasından itibaren, ekosistemin korunması ve devamlılığı için ağaçlandırma çalışmalarına önem vermiş, birçok canlıya yaşam alanı oluşmasına katkı sağlamıştır. Adana ili Ceyhan ilçesi sınırlarında yer alan Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü kurulmadan önce oldukça çorak bir yapıya sahip olan alan, ilk yıllarda (1977-1982) gerçekleştirilen peyzaj projesi ile orman ağaçları, sonrasında da (2006, 2011 ve 2019 yıllarında) meyve ağaçları dikilmesiyle ve günümüzde de devam eden ağaçlandırma ve mevsime bağlı olarak yapılan bakım çalışmalarıyla yemyeşil bir çehreye kavuşturulmuştur.

Zengin florasının yanı sıra memeli, sürüngen, böcek, kuş ve balık türleri ile zengin bir faunaya da sahip olan Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü sahasında hayvanların beslenmelerine ve barınmalarına yönelik olarak yapılan çalışmalar ile yaşam alanları oluşturulmasına, nesillerinin devam etmesine, biyoçeşitliliğin korunmasına ve zenginleşmesine katkıda bulunulmaktadır. Örneğin, 1986 yılında Şanlıurfa Ceylanpınar Üretim Çiftliğinden getirilen 1 erkek ve 1 dişi ceylan, gördükleri özenli bakım ile 2018 yılında 76 dişi ve 24 erkek olarak sayılan bir popülasyonu oluşturmuştur.

2002 yılından 2017 yılına kadar düzenli olarak devam eden Deniz Kaplumbağası İzleme Çalışmaları (DKİÇ) sonucunda; İskenderun Körfezi'nde bulunan Yumurtalık ile Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü arasındaki kumsalların Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) "Tehdit Altındaki Türlere Ait Kırmızı Liste"sinde "nesli tehlikede" olarak sınıflandırılan Yeşil Deniz Kaplumbağası (Chelonia Mydas) ve İribaş Deniz Kaplumbağası (Caretta Caretta) türleri için önemli yuvalama alanları olduğu belirlenmiştir. Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü Biyoçeşitlilik Projesi ile Yeşil Dünya Ödülleri’nde 2019 yılında En İyi Devlet Kurumu kategorisinde altın ödül almıştır.

LNG İşletme Müdürlüğü Biyoçeşitlilik Projesi

Boru Hatları ve Petrol Taşıma A.Ş.’ye ait Marmara Ereğlisi/Tekirdağ faaliyetleri içinde faaliyet gösteren LNG Terminali’nin bulunduğu saha ve yakın çevrede 2025 yılı Ocak–Ekim döneminde karasal ve sucul biyolojik olarak sürdürülebilirliği izleme bulgularını, ekolojik değerlendirmesini ve türlerin korunmasını içermektedir.

Çalışma; fauna ve flora uzmanlarından oluşan akademik bir ekip tarafından yürütülmüş olup, bitkiler, deniz yosunları, denizel bentik omurgasızlar, balıklar, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler olmak üzere geniş bir biyolojik grubu kapsamaktadır.  

Deniz yosunları açısından, çalışma alanı dar bir kıyı şeridinden ve çok sayıda dolgu kayadan arındırılmasına rağmen tür çeşitliliği yüksek oranda bulunmuştur. Toplam 63 takson belirlenmiş; Rhodophyta türlerinin yoğunluğu ve korallijen alglerin varlığı, bölgesel olarak ekolojik olarak iyi durumda olduğunu göstermektedir.

Bentik omurgasızlar hem kış hem de yaz dönemlerinde örneklenmiş; BENTIX ve TUBI biyotik indeksleri aracılığıyla yapılan değerlendirmelerde alanın yüksek ekolojik kaliteye sahip olduğu ortaya konmuştur. Sonuçlar, baskının düşük olduğu ekosistemlerde görülen, temiz veya az kirlenmiş alanlara özgü tür topluluklarının varlığını yansıtmaktadır.

Balık faunası, iki dönemlik izleme sonucu 41 tür ile yüksek çeşitlilik göstermiş; Shannon çeşitlilik indeksi H = 3,66 olarak hesaplanmıştır. Bu değer, ekosistemin türleri arasında dengeli bir paya sahip olduğunu göstermektedir. Herhangi bir türün baskınlık göstermemesi, bileşen yapısının sağlıklı olduğuna işaret etmektedir.

Flora çalışmaları kapsamında proje alanının özgün ve hassas ekosistem yapısı ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, 2025 yılı boyunca her ay düzenli arazi çalışmaları yapılmış, bitki örtüsü yapısı analiz edilmiş ve bitki örnekleri herbaryum standartlarına uygun şekilde toplanmıştır. Hassas taksonlar belirlenmiş ekosistemin korunması vurgulanmaktadır. Toplam 198 takson belirlenmiştir, belirlenen türler arasında koruma önlemi gerektiren bir takson bulunmamaktadır.

Çiftyaşar (amfibi) türü, tesis içerisinde daimî sulak alan bulunmaması nedeniyle sınırlı çeşitlilik göstermektedir. Tespit edilen Bufotes viridis (gece kurbağası) mevsimsel sucul alanlarının üreme döneminde kullanılması ve habitat açısından risk altında değildir; yalnızca gece yol ölümleri tehdit edici tehdit olarak belirlenmiştir.

Sürüngenler açısından yapılan değerlendirmede 12 tür alanda olası görünmekte, 8 kapı sahasında gözlenmiştir. Testudo graeca (tosbağa) IUCN'e göre VU (hassas) kategorileri tespit edilmiştir ve bu kategori tarafından aktif hale getirilmiştir.

Ekosistem değerlendirmeleri genel olarak hem karasal hem sucul ekosistem bileşenlerinin sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. İşletmemiz tür çeşitliliğine, ekolojik kalite indekslerine ve özellikle denizel ürünlerin korunmasına olumlu katkılar vermektedir.